
Markaların, zihinlerimizde bir yerleri vardır. Marka adı söylediğimizde hemen akılımıza onunla ilgili kavramlar, renkler, hikayeler gelir.
Bu yazıda markaların akılda kılıcılığı sağlamak için yapması gereken 3 önemli konuyu paylaşacağım. Ve bunları türk markalarından örneklerle anlatmaya çalışacağım.
Tutarlılık, hikaye anlatımı ve duygulara dokunmak!
Tutarlılık: Tekrar Tekrar ve Tekrar
Tutarlılık, bir markanın kimliğini inşa etmesi ve her zaman aynı mesajı vermesi demek.
Mesela, Arçelik denince akla hemen dayanıklılık ve yerli üretim gelir, değil mi? Çünkü Arçelik markası, yıllardır “Türkiye’nin güvenilir beyaz eşyası” imajını koruyor. Ürün tasarımlarında, reklamlarında ve müşteri iletişiminde bu tutarlı mesajı veriyor.
Arçelik bir gün “sağlamız” deyip sonra şaak “yok yok, biz aslında teknoloji bir markasıyız” dese, insanlar şöyle bir şaşırır. Tıpkı bir arkadaşımızın sürekli değişen ruh hallerine yetişememek gibi.🙂
Yani özetle tutarlılık şart; markanızın kişiliği, her zaman net ve tanıdık olmalı.
Hikaye: Söz Uçar Hikaye Kalır
Bir marka hakkında anlatılacak bir hikayeniz yoksa, fark edilmek de zor olur.
Sabancı Holding’in hikayesini düşünün: Adana’da küçük bir dokuma atölyesinden başlayıp dev bir holding olma hikayesi… Harika değil mi?
Tüketici, hikayeleri sever ve aslında ürün değil hikaye satar. Çünkü o hikayede kendinden bir parça bulur ve satın alma kararında yüksek şans verir.
Ülker’i ele alalım; herkesin çocukluğunda en az bir Ülker anısı vardır. “Arkadaşlar, Ülker çikolatalı goftet sevmeyen var mııı?” reklamı hala hafızamda hatta okurken bir çoğunuzun reklamdaki gibi okuduğunu biliyorum.🙂
Hikayeler, markaların zihinlerde kalıcı olmasını sağlar.
Duygu: Zihinler Değil, Kalpler Kazanır
Kalıcı olmak isteyen marka mutlaka tüketicinin kalbine hitap etmek durumundadır.
Mesela Pınar markasını bilirsiniz, değil mi? Pınar sadece süt ya da peynir satmaz; “aile sofralarının bir parçası” olarak konumlandığı için aynı zamanda güven duygusunu satar. Anneler, çocuklarına Pınar süt içirirken, markanın yarattığı güven duygusu da işin içine girer.
Vestel’in “gururla yerli” sloganı da başka bir duygusal bağ örneğidir. Tüketiciler, yerli bir markanın başarıya ulaşmasından mutluluk duyar ve markayı bu duyguyla benimser.
Bu yüzden markanız mutlaka bir duyguya hitap etsin.
Unutmayın, başarılı bir marka sadece zihinlerde değil, kalplerde de yer bulur. Büyük markalarından ilham alın ve kendi markanızı bu yolda ilerletin!



